ANASAYFA / Sağlık Haberleri / Türklerde kas ve eklem ağrılarının nedeni ortaya çıktı
Türklerde kas ve eklem ağrılarının nedeni ortaya çıktı

Türklerde kas ve eklem ağrılarının nedeni ortaya çıktı

Uluslararası Turkish Journal of Medical Science isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmayı paylaşan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Muharrem Çidem, 14 bin 925 hasta üzerinde gerçekleştirilen araştırma sonucuna göre, bu hastaların 11 bin 29’unda D vitamini eksikliğinin tespit edildiğini söyledi.

KAPALI İŞ YERİNDE ÇALIŞANLAR, AVM’LERDE ZAMAN GEÇİRENLER GÜNEŞTEN MAHRUM KALIYOR

Doç. Dr. Muharrem Çidem , D vitaminin en önemli kaynağın güneş olduğunu belirtti. Çidem, “Modern yaşam tarzının gerekliliği olarak kapalı işyerlerinde çalışan, hafta sonlarını da alışveriş merkezlerinde geçiren bir toplum olduk. Bu nedenle güneş gören bir ülke olmamıza rağmen D vitamini eksikliği yüksek” dedi.
Akdeniz ikliminde yer alan Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre ise D vitamini eksikliğinin görülme sıklığı kadınlarda daha fazla olmak üzere yüzde 93.

‘FİZİK TEDAVİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURANLARIN YÜZDE 74’ÜNDE D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ’

Fizik tedavi ve rehabilitasyon polikliniğine yaygın ağrı ile başvuran hastaların yüzde 74’ünde D vitamini eksikliğini saptadıklarını söyleyen Doç. Dr. Çidem, “Bize başvuran 14 bin 925 hastanın 11 bin 29’unda D vitamini düşüklüğü saptadık. Bu çok yüksek bir oran. Bu düşüklük, şu anda içinde bulunduğumuz kış aylarında daha fazla olurken yaz aylarında daha az olduğunu tespit ettik. Mart ayında D vitamini en düşük seviyede olurken, kadınlarda da erkeklere göre daha fazla D vitamini eksikliği görüldüğünü ölçümledik” diye konuştu.

‘SADECE KAS EKLEM AĞRISI DEĞİL BAŞKA HASTALIKLARLA DA İLİŞKİLİ OLABİLİR’

D vitamini eksikliğinin kas ve eklem ağrılarının yanı sıra başka hastalıklarda da ana etken olmasa dahi, ilişkili olduğunu belirten Doç. Dr. Çidem, “D vitamini eksikliği ile ilgili yapılan çalışmalarda halsizlik, yorgunluk, depresyona eğilim, Multipl Skleroz, tansiyon, kalp, diyabet gibi birçok hastalıkla ilişkilendirildiği biliniyor” dedi.

‘MODERN TOPLUMLARDA GÜNEŞ GÖRMÜYORUZ’

D vitamini eksikliğinin artmasındaki en önemli etkenlerden birinin modern yaşam şekli olduğunu ifade eden Doç. Dr. Çidem, “Modern toplumlarda biz artık bahçeli müstakil evler yerine apartman dairelerinde yaşıyoruz. Hafta sonları açık alanlara gitmek yerine alışveriş merkezlerine gidiyoruz. Dolayısıyla güneşe maruziyetimiz olmuyor. D vitamininin sentezi için de güneşe maruz kalmak şart. Biz besinlerle yeteri kadar D vitamini alamıyoruz. Modern toplumda bunu başaramıyoruz” dedi.

‘YAĞLI BALIK, YUMURTANIN SARISI, DANA KARACİĞERİ VE TEREYAĞ TÜKETİN’

D vitamini sentezi için güneşin şart olduğunu ifade eden Doç. Dr. Çidem, “Besinlerle yeteri kadar D vitamini alamıyoruz ama yine de D vitamini bakımından zengin olan besinler var. Yağlı balık türleri, yumurtanın sarısı, dana karaciğeri, tereyağ gibi besinler de D vitamini bakımından zengin” dedi.

‘KAPALI ALANLARDA ÇALIŞANLAR RİSK ALTINDA’

D vitamininin yaşlılarda osteoporoz yani kemik erimesi açısından önemli bir etken olduğunu belirten Doç. Dr. Çidem sözlerini şöyle noktaladı:

“Yaygın vücut ağrısı, halsizlik, yorgunluk yaşayan her bireyin belli bir yaştan sonra D vitamininin düzenli olarak ölçülmesi gerektiğini düşünüyorum ve bunu öneriyorum çünkü düşme riski ile beraber kalça kırığı çok büyük bir sorun. O yüzden yaşlı popülasyonun bu konuda daha dikkatli olması gerekiyor. Bunun yanı sıra kapalı alanda çalışan herkes risk altında. Sabah işyerlerine giriyoruz akşam güneş gittiğinde çıkıyoruz ve D vitamini eksikliği kaçınılmaz oluyor.

Kas ve eklem sağlığının yanı sıra ruh sağlığı için de faydaları olduğu bilinen D vitaminin en önemli kaynağı güneş.

Kaynak: Hürriyet

Hakkında Sevil Kılıç

Dr. Sevil Kılıç, Düzce’ de doğdu. Orta okul ve liseyi İstanbul Erenköy Kız Lisesi’nde okudu. İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi‘nden mezun oldu. Aynı fakültede Anesteziyoloji ve Reonimasyon A.B.D.’de ihtisas yaptı. Biofrekans yöntemiyle 2005 yılında tanıştı. O tarihten beri aktif olarak Biofrekans yöntemiyle çalışıyor ve bu metod ile çalıştığı için bir hekim olarak kendisini ve hastalarını çok şanslı görüyor.

Buraya da bakınız

“Günlük yaşamda elektromanyetik risk”

“Günlük yaşamda elektromanyetik risk”

Elektromanyetik radyasyon, Elektromanyetik kirlilik, cep telefonları, cep telefonlarının zararları, dr sevil kılıç, manyetik etkileşim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir